Cannes

Posted on Posted in Cannes

Fransa yazlarının gözdesi Cannes

Cannes’ın adını hepimiz meşhur film festivallerinden duymuşuzdur.  Türkçe Kan diye okunuyor. Muhteşem plajları, otelleri, kumarhaneleri ve restoranlarıyla tüm dünyadan misafirlerini ağırlıyor. Ben Paris’ten trenle gittim. Paris’in yağmurundan soğundan sonra trenle güneşe ve sıcağa doğru gitmek keyifliydi.

Ulaşım

Tren garının adı Cannes. İnince “ee hani ya Ferrari’ler,  lüks yatlar ” diyebilirsiniz çünkü gar biraz eski. Garın olduğu caddede de yürürken her şey çok sıradan derken birden denizin dalga sesine doğru başımı çevirdim. Bu ara sokaktan Cannes’la ilk bakışmalarımda düşündüğüm ilk şey, ah bu güzel gözlerim bunları da mı görecektiydi. İşte lüksün başladığı ve bitmediği yer Cannes. Dilenciler bile Chanel’in kapısına seriyor mendilini siz hayal edin.

Tips: Cannes’dan- Nice’e belediye otobüsleri gidiyor.

Tips: Paris- Cannes trenle 90€. Yolculuğunuz yaklaşık 5 saat sürüyor. Trenler zaten hep bahsettiğim gibi oldukça konforlu.

Konaklama

Konakladığımız otelin adı HotelChanteclair’di. Şehrin göbeğinde temiz ve konforlu butik oteldi. Ağustos ayında geceliği 40€’ya kaldık.  Bulabildiğimiz en ucuz oteldi. Hostel, pansiyon gibi seçenekler Cannes’da mevcut değil.

Cannes’da neler yapılır?

Cannes, bir sahil şeridini çevrelemiş oteller, mağazalar, pastaneler ve restoranlar ile dolu bir şehir. Buraya tatil yapmaya gidilir. Öyle görülmesi gereken turistik yerleri çok yok. Müzesi, kalesi yine var ama şehrin tadını en iyi plajda çıkarırsınız. Gündüz kendinizi Akdeniz’in mavi sularına bırakın, akşam üstü envai çeşit pasta, makaron ve kek satılan pastanelerden aldıklarınızla ağzınızı tatlandırın. Yine Cannes Film Festival binasının bulunduğu caddede sıra sıra dizilmiş ev yapımı organik dondurmalardan yiyin. Marinada süper lüks yatları ziyaret edin, sağınızdan solunuzdan geçen dünyanın en lüks araba modellerine hayranlık duyun. Akşam sahilde şık bir Fransız restoranına gidip karışık deniz ürünleri yiyip yanında şarabınızı için, keyif yapın.

Fiyatlar

Evet Cannes bildiğiniz üzere lüks yatların bulunduğu, dünyanın her yerinden jet sosyetenin, Hollywood ünlülerinin tatil için geldiği bir şehir. Bu bakımdan Fransa’nın diğer şehirlerinden daha pahalı. Ama kendinize ve bütçenize göre yer bulabilirsiniz. Ben öğrenciyken öğrenci bütçesiyle gitmiştim. Şehir 3 kısma ayrılmış diyebilirim.

Bunlardan 1.si denize girdiğimiz Radisson Blu Hotel’in hemen önündeki halk plajı. Bu cadde boyunca bir çok hotel sıralanmış ve önlerinde çok çok uzun bir plaj uzanıyor ve özel bir yere oturmazsanız tüm plaj ücretsiz, havlunuzu kapın gidin.
Şehrin diğer bölümü ise; Port caddesinin paralel bir arka caddesi. Bu cadde İzmir Alaçatı gibi alabildiğinde restoran, pastane, otel ve alışveriş dükkanlarıyla dolu. Bu dükkanların 80%’i turistik eşyalar satıyor. Cannes’a özel t-shirtler, bardaklar, şapkalar, anahtarlıklar bol bol rastlayacağınız ürünler arasında. Cannes yazan t-shirt’lerin fiyatları 15- 25€ arasında.

Şehrin 3.kısmı ise; işte lüksün başladığı ve sonsuza kadar devam ettiği yer. Cadde kenarına aklınıza gelebilecek tüm lüks mağazalar sıralanmış arkalarına ise kumarhaneler ve ultra lüks oteller var.

Ben iki kumarhane denedim 18 yaşından büyük olmanız ve pasaportunuzu göstermeniz içeriye girmek için yeterli.

Meşhur Cannes film festivali binasına gelirsek eğer, o biraz hayal kırıklığıydı. Binanın hiç bir özelliği yok sadece üstünde Festival de Cannes” yazıyor önündeki merdivenlerde de kırmızı halı var işte herkes orada fotoğraf çekiliyor. Binanın içine giriş izni yok maalesef.

Yok ben öğrenciyim restoranlarda para harcayamam derseniz aynı caddede McDonald’s var. En ucuz menü 6€. Ama lezzetli dondurmaları mutlaka deneyin. Cookie’den tutun yoğurtluya, cacıklıya kadar her çeşit dondurma var. 2 topu 4,5€.

Marinaya yakın olan pizzacılarda fiyatlar daha uygun. Pizza Margarita 10€.  Bir de sahildeki otobüs duraklarının karşı sokağından yokuş yukarı çıktığınızda orada da İzmir, Alaçatı mantığı sıralanmış müzikli, müziksiz restoranlar var. Bazıları menü yapmış örneğin başlangıç-ara sıcak-sıcak 25€ ‘dan başlıyor. Türk mutfağını çok özlerseniz İstanbul diye dönerci var adana kebaptan tutun, dürüm dönere kadar her şey var. Fiyatları 6€ civarındaydı.

Ayrıca şehirde büyük market olarak Leader Express ve Carrefour bulunuyor. İçme suyu Paris’in aksine çeşmeden içilebiliyor. Son olarak biz Cannes’dan Marsilya’ya geçmiştik. Yolculuk 2 saat sürüyor ve bilet 21€’du.
Fransa şehirler arası trenler için:  http://www.tgv.com/

 

 

One thought on “Cannes

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *