Zagreb

Posted on Posted in Şehirler, Uncategorized, Zagreb

Zagreb-görsel

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te 48 saat

Hırvatistan nüfusunun dörtte biri Zagreb’de yaşıyor. Yani buda yaklaşık 1 milyon kişi oluyor. Türkiye’de son yıllarda popüler olan tatil bölgeleriyle adını duyduğumuz Hırvatistan’ın Zagreb şehrinin aslında çok eski bir tarihi var. Arkeolojik araştırmalarda Zagreb çevresinde Taş devrinden kalma ve o zaman ki hayat varlığını gösteren kalıntılar var. Şehirdeki ilk yerleşim milattan önce 4.yy’a kadar dayanıyor.

Şehir Orta çağda iki tepe üzerinde meydana gelmiş. Gradec (üst şehir) ve Kilise yönetiminde olan Kaptol olarak ikiye ayrılmış. Günümüzde de bu iki şehri görmek mümkün. Hatta bu iki şehri birbirine bağlayan ve şimdi tam 124 yaşında olan emektar füniküler var. 1890 yılında yapılan 28 kişilik bu tarihi füniküler 10 dakikada bir hareket ediyor. Yukarıya çıktığınızda çatısı süslü St. Mark Kilisesi de burada yer alıyor. Kilisenin çatısı Hırvat bayrağını andırır şekilde dizayn edilmiş ve bu özelliğiyle başka bir benzeri yok.

Picture2
St. Mark Kilisesi

Hırvatistan birçok Avrupa şehrine göre ucuz bir ülke. Para biriminden kaynaklandığını düşünüyorum. Nisan 2013’de Avrupa birliğine girdiler. Ama daha Euro’ya geçmemişler. Bu da hemen gidilmesi için iyi bir neden bence çünkü Euro’yla birlikte her şey en az 2 katına çıkacaktır. Şehir yaşıyor.  İnsanlar güzel. Sokaklar Fashion TV gibi. Herkes son derece modaya uygun bakımlı ve şık giyiniyor. Para birimi Kuna. 1 Euro yaklaşık 7 Kuna’ya denk geliyor.

Yeşil At Nalı

Zagreb’e gittiğinizde turunuza buradan başlayabilirsiniz. Burası Jelacic meydanını merkez aldığımızda güneyde kalıyor. U harfi şeklinde parklar ve sivil mimari binalarla çevrili bir yer. Arkeoloji müzesi (içinde yaklaşık 450.000 çeşit arkeolojik eser bulunuyor), Kral Tomislavov Anıtı, Hırvatistan Arşiv Binası, Hırvatistan yöresel kostümlerini barındıran Etnografya Müzesi, görkemli Bilim ve Sanatlar Akademisi de bu yeşil at nalı olarak dizayn edilmiş alanda yer alıyor.

 

Jelacic Meydanı

Jelacic meydanı şehrin kalbi. İstanbul’un Taksim’i, İzmir’in Konak meydanı neyse o. Herkes burada buluşuyor, kaynaşıyor, planlar yapıyor, ayrılıyor. Şehrin her yerine giden tramvaylar buradan geçiyor. Tramvay biletlerini genelde kimse kontrol etmiyor ama siz yine de şehrin her yerinde bulunan küçük büfelerden bilet alabilirsiniz. Meşhur Dolac Pazarı ’da bu meydanın hemen arkasında. Jelacic heykelin karşısında 100 yıllık Hırvat çikolata markası Kras var. Buradan leziz çikolataları tadabilirsiniz.

 

 

Zagreb Katedrali

Katedral JelacicIMG_2831 meydanın sağ paralelinde kalıyor. Meydanın adı Kaptol. Gerçekten görkemli bir katedral. Giriş ücretsiz. Hermon Bolle tarafından restore edilmiş. Avrupa’da ki birçok kilise gibi neogotik tarzda yapılmış. Macar Kralı Ladislav, Adriyatik denizine yolculuğu esnasında Kaptol’e Zagreb Piskoposluğu kurmuş ve katedral yaptırmış. Katedralin önünde altın renkli 4 sütün bulunuyor. Göklere değermişçesine duran Meryem heykeli küçük fakat oldukça heybetli.

 

Lotrscak Kulesi

Zagreb sokaklarında gezerken her öğlen saat 12’de bir top sesi duyacaksınız. Korkmayın savaş yok. 🙂 Tatarlar Macaristan’ı yakıp yıktığında Macar Kralı Bela Zagreb’e sığınmış. Bu sığınma süresince yerel halk kendisini pek sevmiş korumuş kollamış. Bu misafirperverlik karşısında göz yaşlarına hakim olamayan Kral, 1242’de bir ferman vermiş. Gradec’e serbest Kral şehri statüsü vermiş. İşte bu güzel anı için sembolik olarak her öğle vakti muhteşem Zagreb manzaralı Lotrscak Kulesi’nden top atılıyor.

 

Dolac Pazarı

Dolac pazarı için en önemli söyleyebileceğim saat 14.00’de bitmesi. Turunuzu ona göre ayarlamanızda fayda var. Türkiye pazarlarından bir farkı yok aslında. Bana pek ilginç gelmedi. Tek güzelliği gümüş gibi parlattıkları meyveler sebzeler özenle dizildiği için görsel bir şölen yaratıyorlar. Ayrıca bu pazarda birçok hediyelik eşya satan yerler var. Buradan sevdiklerinize magnet bardak gibi şeyler alabilirsiniz. Bir de çok ama çok güzel elde örülmüş yazlık deri ayakkabılar satılıyor. Yaklaşık 180 TL civarı fiyatları. Magnetler 2 ise Euro.IMG_2929

Tkalciceva sokağı

Sanki masalların hepsini orada yazmışlarda bize anlatmışlar gibi şirin, naif ve bir o kadar da canlı bir Hırvat sokağı. Boydan boya şık ve bir o kadarda yaratıcı kafe ve restoranlarla dolu. İnsanın içinden hepsine tek tek gitmek geliyor. Hırvat gençleri için ise hafta sonu vazgeçilmezlerinden.

Orada (no:18) Caffe Bar Cica mesela oldukça değişik bir konsepte sahip bir kafe. Masalar eski çamaşır makinelerinden. Burada her yer de bulunmayan Velebitsko birasından bulabilirsiniz yarım litresi 18 Kuna.

Yine aynı sokakta (no:70) Hansel ve Gratel’in Hırvatçası Tvica i Marica restoran ve pastaneyi deneyin. Dizaynı pek şirin kapı kulpları bile kalpten. Buranın özelliği ürünlerinde beyaz un ve şeker kullanmıyorlar. Apple Strudel ve Dobra Villa yiyebilirsiniz. Leziz.

Ben bir türlü gidemedim ama yine ünlü restoranlardan Vinedol’u da önerebilirim size. Okuduğum bütün tanıtımlarda adı geçiyordu. Akşam yemeği için deneyebilirsiniz. Soslu biftek deneyebilirsiniz onda iddialı olduklarını duymuştum. (Teslina, 10)

Tkalciceva sokağının sonlarına doğru solda merdivenler var burası üst şehre çıkıyor. Aynı zamanda da tarihi şehir kapısı da burada yer alıyor. Efsaneye göre o zamanlar bir yangın çıkmış her yer yanmış bir tek bu kapı yanmamış çünkü kutsal Meryem ve Bebek İsa resmi varmış.

Hırvatistan’nın diğer bir özelliği de biliyorsunuz Kravat. Hikayesi uzun ve güzel araştırmanızı öneririm. Kısacası Kravat Hırvatların bir buluşu olduğu için sokaklarda bir çok kravat dükkanı bulabilirsiniz.

British Meydanı

Büyük bir 2.el eşya pazarı yer alıyor bu meydanda.

Mirogoj Mezarlığı

Kaptol’de kilisenin önünden 106 numaralı belediye otobüslerine binerek bu mezarlığa gidebilirsiniz. Evet, böyle tavsiye listesine bir mezarlık yazınca garip oluyor ama benim ilk deneyimimdi bir Hristiyan mezarlığı görmek ve oldukça ilginç bir izlenim oldu. Bu kadar görkemli bir mezarlık beklemiyordum. Yaklaşık 300.000 kişi yatıyor. Hırvat tarihi için önemli kişilerin mezarları da burada.

Mimara Müzesi

Rooselvelt Meydanı’nın ilerisinde bulunuyor. Adını bağışlarıyla açılan Mimara ailesinden alıyor. İçinde Lorenzetti, Canaletto gibi ünlü sanatçıların görülmeye değer tabloları yer alıyor.

Jarun Gölü

Şehir merkezine tramvayla yaklaşık 25 dakikalık mesafede güzel bir göl. Etrafındaki kafelerde oturup gölde kürek, sörf yapanları izleyebilirsiniz.

okYiyecekler ve İçecekler

Hırvatistan’ın ünlü yemeklerinden biri soslu biftek. Ben Dolac pazarının orada bulunan Kerempuh Restoran’da denedim. Yemek güzel, restoranda gayet şık ama servis çok yavaştı.

Diğer meşhur yemekleri ise ‘’Zagorska Juha’’ çorbası. Mantar, et ve biber içeriyor. Biraz yağlı ama lezzeti yerinde. Bu arada restoranlarda porsiyonlar çok büyük. O açıdan da beğendim.:)

Benim denediğim 3 çeşit meşhur Hırvat birası var. Biri Karlovacko (Markette 6.49 Kunaya satılıyor), Ozujsko, Velebitsko biraları. Ben üçünü de çok beğendim deneyin derim. Bunların dışında bol bol Belçika biraları da bulmanız mümkün.

Hırvat şarapları diye bir şey varmış benim gitmeden önce ününü bu kadar bilmediğim… İçtim ve iyi ki varmış dedim. Mimara’yı ziyaret etmeye gittiğimde şansıma kadınlar günü diye pembe şarap partisi vardı içeride. Giriş ücreti 80 Kuna vermiştim ve Hırvatistan’ın ünlü bağlarında yetişmiş tüm şarapları tatma şansı yakaladım. Aynı partide bir de zeytin yağı tanıtımı vardı. Birçok zeytinyağını da tattım gerçekten çok lezzetliydi. Asit oranı çok ayarlanmış salataseverseniz mutlaka bir kaç şişe alıp götürün yanınızda derim. Diona zincir süper marketlerinde bu çeşitli şarap ver zeytinyağlarından bulabilirsiniz.

Yerel bir dergilerinde okumuştum meşhur bir kokteyl shotları var. Adı Slavic Schnapps. İçinde bal, yaban mersini ve ceviz var. Tek kelimeyle leziz! (12 kuna, Caffe Bar Cica)

“Rakija” kısaca Balkan rakısı deyim siz anlarsınız. 🙂

Eli’s Caffe (Ilica, 63) buranın sahibi 3 defa Hırvatistan barista şampiyonu olmuş adı Nic Orasi. Buradan isminize özel yapılmış Java kahvesi içebilirsiniz.

Meşhur dondurmacı Vincek (Ilıca,18) dondurma yiyin. Bir de müze meydanından Ilıca’ya yürürken Chocolate diye bir dondurmacı var oda efsane.

Pastanelerde satılan böreklerden yiyin.

Sular çeşmeden içiliyor gayet temiz.

Gelelim benim gidemediğim sizin mutlaka gitmeniz gereken yere, Plitvicka Jezera National Park!

Burası dünyaca ünlü içinde 15 tane gölün bulunduğu 10 km’lik bir alan. Giriş 40 TL civarındaymış. 1 gününüzü alıyormuş gezmeniz. Ölmeden görülmesi gereken listesinde yer alıyor.

Hırvatistan’a vize almak çok kolay detaylı bilgi için;

http://www.mfa.gov.tr/hirvatistan.tr.mfaPicture5

Picture3

3 thoughts on “Zagreb

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *